2025 yılında, insanlar olarak tarihin en sıcak yazlarından birini yaşadığımızı hepimiz biliyoruz. Dünyanın birçok yerinde sıcaklık rekorları üst üste kırıldı. Yangınlar ve aşırı sıcaklar, bu yazın belirgin özellikleri arasındaydı. Uzmanlara göre, geçtiğimiz yaz boyunca meydana gelen yüksek sıcaklıklar, büyük ölçüde küresel ısınmanın ve bir miktar da mevsimsel koşulların bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Ancak bazı bölgelerde bu bunaltıcı havalar mevsimsel değil, kalıcı bir özellik taşıyor. Bu yerlerde yaz veya kış, nefes almak dahi bir mesele haline geliyor. Yani şiddetli ısı, bu bazı bölgelerin kaçınılmaz kaderi. Peki, dünyadaki en sıcak yerler nereler? Gelin, gezegenimizdeki en sıcak bölgelerin listesine birlikte göz atalım.
1. Bangkok – Tayland
Listemizin ilk sırasında yer alan bu sisli ve nemli şehir, dünyanın en sıcak şehirlerinden biridir. Dünya Meteoroloji Örgütü, Bangkok’u gezegenin en sıcak şehri olarak tanımlamıştır. Şehrin yıllık ortalama sıcaklığı 27,7 derecedir ve en sıcak günler genellikle Aralık sonu ile Ocak başlarına kadar uzanabilir. Dünya üzerindeki bazı bölgeler Bangkok’tan daha sıcak olmasına rağmen, şehrin bu listede olmasının sebebi sıcaklıkların uzun süre yüksek kalabilmesidir. Geceleri sıcaklık hayli zor bir şekilde düşer ve böylece bunaltıcı sıcaklık her zaman devam edebilir. Telegraph’a göre, Bangkok “yıl boyunca oldukça rahatsız” bir sıcaklığa sahip bir yerdir.
2. Dallol – Etiyopya

Etiyopya’daki Afar Çöküntüsü, şimdiye kadar kaydedilmiş en yüksek hava sıcaklığı ortalamasına sahip bir bölgedir. 1960-1966 yılları arasında Dallol’da gündüz vakti sıcaklıklar 37 dereceyi bulmuş ve yıllık ortalama sıcaklık 35 derecede kalmıştır. Bu sürekli sıcaklık, 1960’lardan önce bir maden kasabası olan Dallol’u bir hayalet şehre dönüştürmüştür. Afar Çöküntüsü’nde yer alan Dallol, etkileyici hidrotermal aktiviteleri olan bir bölge olup aynı zamanda volkanik olarak aktif bir alandır. Sıcaklık her alanda bu bölgeyi etkisi altına almıştır.
3. Tirat Zvi – İsrail

Tirat Zvi, Beit She’an Vadisi’nde deniz seviyesinden yaklaşık 221 metre yükseklikte bir kibutzdur. Kibutz, İsrail’de halkın ortaklaşa kullandığı yerleşim alanlarıdır. Sosyalizm ve siyonizmin birleşimi olan kibbutizm, bu ülkeye özgü bir toplumsal harekettir. Yakındaki Ürdün Nehri, bölgeye bir miktar verimlilik katarken, vadi yaz aylarında aşırı sıcakta terlemektedir. Haziran 1942’de bu yerleşim yerinde 53,8 derece ölçülmüştür; bu, o zamana kadar Asya’da kaydedilen en yüksek sıcaklık olarak kabul edilmektedir. Sıcak havadan korunmak isteyen sakinlerin evlerinde havuzlar ve gölgelikler bulunuyor.
4. Timbuktu – Mali

Timbuktu’nun tarihi oldukça zengin bir geçmişe sahiptir. Eski Sahra ticaret yollarının kavşağındaki bu şehir, bir zamanlar büyük bir eğitim merkezi olarak hizmet vermekteydi ve İslam’ın Afrika’ya yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Dünyanın en büyük eski el yazması koleksiyonlarından birine sahip olan Timbuktu, artan nüfusu ile birlikte Sahra Çölü’nün sınırlarını aşmış durumdadır. Şehir için çölleşme, büyük bir endişe kaynağıdır; çünkü büyük kum tepecikleri kentin hemen yanında yer almakta ve zaman zaman sokakları kaplayabilmektedir. Sıcaklık burada 54,5 dereceye kadar yükselmektedir. Güçlü bir rahatlaticı olarak, bölgedeki Nijer Nehri, yaklaşık 25 kilometre uzaklıktadır.
5. Kebili – Tunus

Tunus’un merkezinde yer alan Kebili, ironik bir şekilde Kuzey Afrika’nın sıcaklarından kaçış yeri olarak tercih edilen bir noktadır. Burada gölge sağlayan palmiye ağaçları ve serinlemek için kullanılabilecek su kaynakları bulunur. Ancak, Kebili’de kaydedilen 55 derecenin üzerindeki sıcaklıklar, Afrika’da doğru bir şekilde kaydedilen en yüksek değerlerden birisidir. Kasaba aşırı sıcak iklimine rağmen, etkileyici görüntüleri ile dikkat çeker ve keşfedilmeye değerdir. İnsanlar, dünya üzerindeki ilk yerleşimlerinden biri olarak Kebili’de yaklaşık 200 bin yıl önce yerleşmişlerdir.
6. Rub’ al Khali – Arabistan Yarımadası

Dünyanın en büyük kum çölü olan Rub ‘al Khali, Suudi Arabistan, Umman, Yemen ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden oluşan Arap Yarımadası’nın üçte birinden fazlasını kapsamaktadır. Anlaşılan burası giderek ısınıyor; hem sıcak hem de kurak bir yer. En sıcak bölgelerden biri olan bu alanda sıcaklıklar 56 derecenin üstüne tırmanmaktadır. Bu bölgenin yıllık yağış miktarı üç santimden daha azdır. Rub ‘al Khali, insanların yaşamasının son derece zor olduğu bir yerdir; yaşam desteği olmadan burada yürümek asla mümkün olmamıştır. 2013 Şubatında Güney Afrikalı üç kişi, Alex Harris, Marco Broccardo ve David Joyce, Umman’dan başladıkları yolculuklarını 40 günün sonunda Birleşik Arap Emirlikleri’nde tamamlayabildiler.
7. Ölüm Vadisi – ABD

Kaliforniya’nın Mojave Çölü’nde yer alan Ölüm Vadisi, Kuzey Amerika’nın en düşük, en kurak ve en sıcak bölgesi olarak öne çıkmaktadır. 10 Temmuz 1913’te ölçülen 56,7 °C, kaydedilmiş en yüksek hava derecesi rekorudur. Dünya Meteoroloji Örgütü, bu kaydı, Libya’daki El Azizia’daki önceki kaydı geçersiz kılarak 2012 yılında geçerli kabul etmiştir. Bu çöl manzarası yaşam koşullarının sınırlarını zorlamasına rağmen burada da yerel sakinler bulunmaktadır. Gece olunca vaşaklar, cüce tilkiler ve çeşitli kemirgenler, vadi yüksek rakımlarındaki koyunlara saldırıyor. Yağmur yağdığında, kuruyup çatlayan toprak üzerindeki çiçekler, vadi tabanını bir mucize gibi kaplıyor. Vale gizemli “yürüyen taşlar” ile de ünlüdür; bu taşların nasıl hareket ettiği ise sonradan keşfedilmiştir. Kendiliğinden yaklaşık 700 metre kadar ilerleyen bu taşlar, suyun donararak ve rüzgârın etkisiyle ilerler.
8. Yanan Dağlar – Çin

Şinyang’da, Tian Shan Sıradağları’nın bir parçası olan bu dağlar, muhtemel olarak kırmızı kumtaşının erozyonu sonucu alev benzeri şekiller almıştır. Ancak bu dağların isminin kaynağı sadece bu görünüm değildir; dağlar gerçekte cızırdıyor. Bilimsel açıklama, Himalayalar’ın oluşumu sırasında yeryüzündeki tektonik plaka hareketlerini gözler önüne sermektedir. Yıllarca süren volkanik faaliyetler sonucu oluşturduğu eşsiz oyuklar ve yarıklarla dikkat çeker. Uzaktan bakıldığında, Güneş ışığı sıcaklık dalgaları yaratır ve dağların yangın varmış gibi görünmesine neden olur. Her yaz, güneşin en güçlü olduğu zamanlarda, dağların zirvesinde sıcaklık bazen 48 dereceye kadar yükselebilirken, NASA’nın MODIS uydusu 2008’de burada kaydedilen en yüksek sıcaklığı 66,8 derece olarak bildirmiştir. Burada yaşayanlar, “kumda yumurta kızartabilir ve çölde ekmek pişirebilirsiniz” derler. Kışın, kar yağdığında dağlar bu görünümünü korur.
9. Avustralya Kırgıbayırları – Avustralya

Avustralya, yeryüzündeki en kurak kıta olup iç kısımlarının büyük bir kısmı çöl alanıdır. Bu bölgelerde çok az insan yaşamaktadır. Doğru sıcaklık okumaları ya yetersizdir ya da mevcut değildir; çünkü bu uç bölgelerde yaşamın pek olmadığı için karmaşık hava istasyonları kurmaya gerek yoktur. Ancak 2002’de meydana gelen El Nino-Olayı ile 2003’teki aşırı kuraklık döneminde MODIS’in kaydettiği 69 derecelik sıcaklık burada görülmüştür.
10. Lut Çölü – İran

İran platosunda geniş bir tuz çölü olarak karşımıza çıkan Lut Çölü, dünyanın en sıcak yerleri arasında yer almakta ve boşluk çölü olarak da bilinmektedir. Bu bölgedeki sıcaklıkları düzenli olarak takip etmek, bu kadar aşırı zorlu bir ortamda neredeyse imkânsızdır. Geçmişte, MODIS uydusu, 2004-2009 yılları arasında yürüttüğü bir çalışmada burada dünya üzerindeki en yüksek sıcaklıkları kaydetmiştir. Özellikle 2005’te, Lut Çölü 70,7 derece sıcaklıkla dünyanın en sıcak bölgesi olarak resmi olarak tanınmıştır.
BONUS: El Azizia, Libya

13 Eylül 1922’de El Azizia, dünyanın herhangi bir yerinde kaydedilmiş en yüksek sıcaklığa sahipti: 57,8 °C. Ancak Dünya Meteoroloji Örgütü, 2012’de yaptığı açıklamada bu kaydın 90 yıl süren geçerliliğini sona erdirdiğini duyurdu. Yaz aylarında sıcaklık sürekli olarak 49 derece civarında seyreden bu bölgede, diğer bir sıcak rakip de yine Libya’da bulunan Gadames bölgesidir. Gadames’teki evler, yazın sıcaklığından korunmak amacıyla çamur, kireç ve palmiye ağacı gövdesinden inşa edilmektedir. Bu evlerin arasındaki geçitler hava akışını sağlamakta olup, Araplar tarafından “çölün incisi” olarak adlandırılan Gadames, üstü kapalı sokakları ile yer altı şehirlerini andıran bir atmosfer yaratmaktadır. Evlerin terasları, kadınların komşularıyla ilişkileri ve diğer günlük aktiviteleri için sıkça kullanılmaktadır.