Gaziantep, Güneydoğu Anadolu’nun kalbinde yer alıyor; tarihi, müzeleri, geleneksel çarşıları ve dünyaca ünlü mutfağı ile Türkiye’nin kültürel ve gastronomik turizminin en önemli destinasyonlarından biri haline gelmiştir.
MEDENİYETLERİN KAVŞAĞINDA BİR ŞEHİR: GAZİANTEP
Gaziantep, Mezopotamya ile Akdeniz arasında bulunan stratejik konumu ile tarih boyunca birçok uygarlığın buluşma noktası olmuştur. Paleolitik dönemden Osmanlı İmparatorluğu’na kadar Hititler, Romalılar, Selçuklular, Memlükler ve Osmanlılar gibi pek çok medeniyet bu şehirde iz bırakmıştır.
Güçlü sanayisi, ticaret ağı, kültürel mirası ve zengin gastronomisi ile Türkiye’nin başlıca metropollerinden biri olan Gaziantep, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na katılan Gaziantep mutfağı, şehrin turizm kimliğinin en temel unsurlarından biri haline gelmiştir.
GAZİANTEP’TE TARİH VE KÜLTÜRLE İÇ İÇE GEZİLECEK YERLER
ZEUGMA ANTİK KENTİ
Gaziantep gezisinin en çarpıcı noktalarından biri olan Zeugma Antik Kenti, Fırat Nehri kenarında kurulmuş antik bir Roma şehridir. Büyük İskender’in generali I. Selevkos Nikator tarafından MÖ 300’de kurulan bu şehir, Roma döneminde ticaret ve kültür merkezi haline gelerek altın çağına ulaşmıştır.

Kentin dikkat çeken yönü, villalarda yer alan mozaikler ve gelişmiş şehir planlamasıdır. MS 256’da Sasani saldırıları ile büyük zarar görmesine rağmen, günümüzde hala antik dünyanın ihtişamını yansıtan en önemli arkeolojik alanlardan biridir.

Kent, MÖ 31 yılında Roma İmparatorluğu’na katılarak adı “Zeugma” (geçit, köprü) olarak değiştirilmiş ve Roma döneminde altın çağını yaşadı.
ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ
Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep’in kültürel durakları arasında yer almaktadır. Roma evlerinden çıkarılan mozaikler, mitolojik sahneler ve günlük yaşam tasvirleri, antik dünyanın estetik anlayışını sergilemektedir.




Müzenin en dikkat çekici eseri olan “Çingene Kızı” mozaiği, Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelmiştir. Modern sergileme teknikleri aracılığıyla ziyaretçiler mozaik sanatını yakından deneyimleyebilir.

GAZİANTEP KALESİ
Şehrin merkezinde yükselen kale, yaklaşık 6000 yıllık geçmişi ile Gaziantep’in simgesidir. Türkiye’de ayakta kalmış en güzel kalelerden biridir ve hem ihtişamı hem de sakladığı tarih ile dikkat çekmektedir.

Kale, şehrin merkezinde, Alleben Deresi’nin güney kenarında, yaklaşık 25 metre yükseklikte yer almaktadır ve hemen herkesin dikkatini çekmektedir.
GAZİANTEP BAKIRCILAR ÇARŞISI VE ZİNCİRLİ BEDESTEN
Taş döşeli sokaklar, ahşap kepenkli dükkanlar ve bakır işçiliğinin ritmik sesi… Bakırcılar Çarşısı, Gaziantep’in canlı tarihidir.

Bakırcılar Çarşısı’ndaki dükkanların tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte, 19. yüzyılda inşa edildiği düşünülmektedir. Tek katlı dükkanlardan oluşan çarşı, hanlar bölgesinde yer almakta. Kemerli girişlerle sokağa açılan dükkanlar, düzgün kesilmiş sert kalker taşlardan yapılmıştır.

Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Zincirli Bedesten, çarşının en önemli yapılarından biridir. Geleneksel el sanatları, bakır ürünler ve yerel hediyelikler için hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgi odağıdır.

Zincirli Bedesten, 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılmış ve halk arasında Kara Basamak Bedesteni olarak da bilinir. Yapı, tek katlı “L” şeklinde bir plana sahiptir ve iki koldan oluşmakta. Yapıda toplam 73 dükkan mevcuttur.
GAZİANTEP HAMAM MÜZESİ
Gaziantep Hamam Müzesi, Osmanlı hamam mimarisinin ve kültürünün güzel bir örneğidir. Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan külliyenin hamam kısmı olarak hizmet vermekteydi. Vakfiyesine göre 1577 yılında inşa edilen yapı, Paşa Hamamı olarak uzun yıllar boyunca hizmet vermektedir.



Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015 yılında restorasyonu tamamlanan yapı, Gaziantep hamam kültürünü yaşatan bir müze haline dönüştürülmüştür. Hamam, soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölümleri, Haluk Perk koleksiyonundan hamam aletleri, hamam adetleri ve maketlerle zengin bir şekilde teşhir edilmiştir.

Osmanlı hamam geleneğini anlatan bu müze; günlük yaşam, temizlik ritüelleri ve mimari detaylarıyla ziyaretçilere kültürel bir yolculuk sunuyor.
EMİNE GÖĞÜŞ MUTFAK MÜZESİ
Türkiye’nin ilk mutfak müzelerinden biri olarak öne çıkan bu yer, Gaziantep mutfağının tarihini ve geleneklerini gözler önüne seriyor. Geleneksel mutfak gereçleri, tarifler ve gastronomi kültürü hakkında detaylı bilgiler sunan bu müze, gastronomi severler için vazgeçilmez bir noktadır.


Müzede, Antep mutfağındaki yiyecek malzemelerinden mutfak aletlerine, yöresel yemeklerden içeceklere kadar geniş bir yelpazede mutfak kültürü sergilenmektedir.

Bu müzede, ayrıca bayram yemekleri ve özel gün yemekleri olan yuvalamanın yapılışı, kış aylarında tandır başında geçen geceler ile kahve kültürü mankenler aracılığıyla sergilenmektedir.
SABUN VE PEKMEZ MÜZESİ
Gaziantep’in yerel üretim kültürünü tanıtan bu müze, geleneksel sabun ve pekmez üretim tekniklerini sergilemektedir. Bölgenin kırsal üretim mirasını yakından tanımak isteyenler için farklı bir deneyim sunuyor.



Pekmezci ailesi tarafından bağışlanan yapı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından müze olarak düzenlenmiştir. Zeytin toplama, yağ yapımı, sabun oluşumu ve üzüm pekmezine dönüşüm aşamaları, görsel malzeme ve dijital içeriklerle aktarılmaktadır.

BAKLAVA MÜZESİ
Gaziantep’in meşhur baklavasının tarihini, üretim sürecini ve ustalığını anlatan müze; gastronomi turizminin eşsiz duraklarından biridir.

Eski adıyla Gaziantep Millet Han Baklava Evi, Karagöz Mahallesi Eski Gümrük Caddesi’nde bulunan Millet Han’da yer almaktadır. Baklavanın bir tatlı olmaktan öte, kültürel bir miras olduğunu gösteren bu eşsiz mekan, Gaziantep’in gastronomik tarihini sergileyen önemli bir lokasyondur.
UNESCO TESCİLLİ GAZİANTEP MUTFAĞI
Gaziantep mutfağı sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en zengin mutfaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle Antep fıstığı, kebap çeşitleri, baklava, katmer, beyran ve daha birçok yöresel lezzet, şehrin gastronomik kimliğini oluşturmaktadır.
GAZİANTEP LAHMACUNU
Eski bir Anadolu yemeği olan Lahmacun, 17. yüzyılda Evliya Çelebi’nin yazdığı Seyahatname’de lahm-ı acinli börek olarak geçmektedir.

Arapça “et” ve “hamur” anlamına gelen lahm ve acin kelimelerinden türetilmiş olsa da, ülkemizde yaklaşık 300 yıldır tüketilen bir yiyecek olan lahmacun, Gaziantep’te farklılık gösterir. Burada kullanılan kuzu kıyma, sarımsak, maydanoz, biber ve çeşit baharatlar ile yapılan bu lezzet, soğan içermez.
ALİNAZİK KEBABI
Gaziantep mutfağının en seçkin yemeklerinden biri olan Alinazik, közlenmiş patlıcan ve süzme yoğurdun eşsiz uyumunu sunar. Bu değişik tat, altındaki dumanlı pürenin, üzerine eklenen yumuşak kıyması veya küçük kuşbaşı etle buluşmasıyla unutulmaz bir lezzet deneyimi yaşatır.

Yavuz Sultan Selim dönemine kadar uzanan tarihi ve lezzeti ile bu kebap, hem saray nezaketini hem de yerel malzeme kalitesini bir araya getirir.
ANTEP KATMERİ
Gazianteplilerin sabah ritüeli olan katmer, ince açılmış yufka içerisine taze kaymak, şeker ve bolca Antep fıstığı eklenerek hazırlanır.


Taş fırınlarda pişirilen bu sabah yemeği, çıtır dokusu ve sıcak servis edilmesi ile meşhurdur. Ayrıca, kolay açılabilen hamurunun hazırlanışı, Gaziantep’in sabah enerjisini ve misafirperverliğini simgeler.
ANTEP BAKLAVASI
Gaziantep’in coğrafi işaret tescilli markası olan baklava, kırk kat ince baklavalık yufka arasına yerleştirilen en kaliteli Antep fıstığı ve sade yağın ustalıkla harmanlanmasıyla yapılmaktadır.

Odun ateşinde pişirilen bu muhteşem tatlı, altın sarısı rengi ve “hışırı” ile damakları şenlendirir. Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili almış olan ilk Türk ürünü olma özelliğine sahip olan Antep baklavası, nesiller boyu aktarılan bir zanaatin en tatlı ifadesidir.

ANTEP FISTIĞI
Gaziantep’in “yeşil altın”ı olarak adlandırılan Antep fıstığı, şehrin ekonomik ve kültürel temel taşlarını oluşturmaktadır. Bölgenin iklimi ve toprak yapısı sayesinde elde ettiği yoğun aroma ve kendine has rengi ile diğerleri arasından sıyrılmaktadır.


Yalnızca bir kuruyemiş değil, baklavadan kebaba kadar yüzlerce tarifin ana malzemesi olan Antep fıstığı, hasat dönemine göre “boz fıstık” veya “ben fıstık” olarak adlandırılan çeşitleri ile mutfakta farklı amaçlarla kullanılmaktadır.