Türk sinemasının en etkileyici dönemlerinden biriydi. En yetenekli oyuncular, en ustaca yönetmenler ve en iyi prodüksiyon ekipleri bir arada bulunuyordu. Belki modern teknolojik efektler, bilgisayar destekli animasyonlar, en son model kameralar ve dijital bir evren yoktu. Ancak her hafta yeni bir film üretiliyor, televizyon ve dijital platformların olmadığı o zamanda sinemalar tıklım tıklım doluydu. Sinema tarihimizin unutulmaz filmleri ardı ardına izleyiciyle buluşuyor ve herkesin ilgisini çekiyordu. Yeşilçam dönemi, her şeyin daha sade ve güzel olduğu bir zamandı… Gelin, birlikte Yeşilçam’ın tarihine kısa bir yolculuk yapalım.
Yeşilçam’ın Kısa Tarihi

Türk sinemasının tarihi, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine kadar uzanıyor. Kesin bir bilgi olmamakla birlikte, Anadolu topraklarına ilk sinema gelişiminin II. Abdülhamit döneminde olduğu düşünülmektedir. İlk toplu film gösterimi İstanbul’da, Sigmund Weinberg tarafından 1896-1897 yılları arasında gerçekleştirildi. Perdeye yansıyan ilk filmin adı Lumiere Kardeşler’in “Bir Trenin La Ciotat Garı’na Gelişi”dir. Ardından sinema, hızla yayıldı. İlk Türk filmi, 4 Kasım 1914 tarihinde Fuat Uzkınay tarafından çekilen “Ayastefanos’taki Rus Abidesi’nin Yıkılışı”dır. 1922’de Türkiye’nin ilk özel film şirketi olan Kemal Film kuruldu. İlk sansür ise 1919’da Ahmet Fehim’in çektiği “Mürebbiye” filmine gelmiştir. Yine Ahmet Fehim imzası taşıyan 1919 yapımı “Binnaz”ın afişi, yurt dışına basılıp satılan ilk Türk filmidir.
Türkiye’nin Hollywood’u: Yeşilçam

Türkiye’de sinemanın bir endüstri olarak kuruluşu ve yükselişi, II. Dünya Savaşı’nın sonrasında başlamıştır. Yeni yönetmenler ve ilerleyen dönemde ün kazanan oyuncular, bugün bildiğimiz “Yeşilçam Sineması”nın temellerini atmıştır. 1950’li yıllardan itibaren özellikle Anadolu’da açılan sinema salonları, Yeşilçam filmlerinin yayıldığı ve büyük bir izleyici kitlesini peşinden sürüklemeye başladığı bir dönemdir. Her gün yeni filmler çekilirken, tanınmamış yüzler perdede boy göstermeye başlar. Komedi, dram, korku gibi çeşitli türlerde yılda 200’den fazla film üretildiği bir dönemdir. Sinemamız için bu, altın bir dönemdir… 1949 yılında ilk Türk korku filmi “Çığlık” gösterime girmiştir. Bunu 1953 yılında ilk renkli film olan “Halıcı Kız” takip eder.
“Halıcı Kız”ı izlemek istersen
Türk Süper Kahramanlar Çağı

Yeşilçam’da pek çok farklı türde film seyirciyle buluşmuştur. Dini temalı yapımlar, yoğun aşk ve sevgi temalı filmler, izleyiciyi gündelik hayattan uzaklaştıran komediler ve tarihi filmler bu dönemde yerini almıştır. Bir dönem bu yapımların arasına yerli ve yabancı süper kahramanlar da eklenmeye başlamıştır. Süpermen, Zagor, Tommiks, Tarzan, Batman gibi yabancı kahramanlar ile Malkoçoğlu, Tarkan gibi yerli kahramanlar ardı ardına sinemaya aktarılır. Kimi yapımlar sade ve basit olsa da, hemen her film seyircinin ilgisini çekmiştir.
İzlemek istersen
“Zagor: Kara Korsanın Hazineleri”
“Karaoğlan Geliyor”
“Malkoçoğlu: Ölüm Fedaileri”
Usta Yönetmenlerin Dönemi

Yeşilçam’ın başarılı yükselişindeki en önemli sebeplerden biri, o dönemi etkileyen yönetmenlerdir. Sinema tarihinde iz bırakan birçok filme imza atan bu yönetmenler, farklı bakış açısıyla sahneledikleri türlerde yüzlerce başarılı film yaptılar. Ömer Lütfi Akad, Metin Erksan, Osman Fahir Seden, Memduh Ün, Atıf Yılmaz, Halit Refiğ bu önemli isimlerden yalnızca birkaçıdır.
İzlemek istersen
“Atıf Yılmaz – Selvi Boylum Al Yazmalım”
“Metin Erksan – Susuz Yaz”
Yazlık Sinemalar Unutulmazdı

Yeşilçam’ın en önemli simgelerinden biri de günümüzde farklı mekanlarda nostalgik bir şekilde yaşatılan yazlık sinemalardır. Bahçelerde, mahalle boşluklarında kurulmuş yazlık sinemalar artık nadiren görülmektedir. İnternetin sağladığı pratiklik, sinema kültürünü de köklü bir şekilde değiştirmiştir. Ancak, kuruyemiş ve gazoz eşliğinde topluca film izlenen yazlık sinemalar, hala birçok kişinin aklında canlıdır. Yeşilçam’ın unutulmaz anıları, tüm mahallelinin toplandığı bu yazlık sinemalarda yaşanmıştır.