Paris’in Yer Altı Mezarları Hakkında Bilmeniz Gereken 11 Önemli Bilgi

Dünya, çeşitli güzellikte şehirlerle dolu. Bazı şehirler, doğal harikalarıyla herkesi etkilerken, bazıları köklü tarihi ve geleneği ile ön plana çıkıyor. Fransa’nın başkenti Paris, köklü geçmişe sahip böyle şehirlerden biridir. Ayrıca, yüzyıllar boyunca dünyanın en önemli sanat merkezlerinden biri olma özelliğini korumuştur. Paris, edebiyat, sinema, heykel ve mimarlık gibi birçok sanat dalı için çok önemli bir yerdir. Ancak, Paris’in başka ilginç ve hatta korkutucu yönleri de vardır! 18. yüzyılda inşa edilen “yer altı mezarları”, bu sanatsal başkenti aynı zamanda ürkünç bir merkez haline getiriyor! Paris Yer Altı Mezarları, yüzlerce metre uzunluğunda tüneller, gizemli labirentler ve binlerce cesetle doludur. Bu yer altı mezarlarının ortaya çıkma sebebi ise oldukça sıra dışıdır. 18. yüzyılda Paris, hala büyük bir metropol olarak önemini korumaktaydı. Ancak, şehirdeki ölüm oranları son derece yüksekti. Paris’in mezarlıkları, ölenlerin cesetleriyle dolup taşmıştı.

Kalabalık nüfus, salgın hastalıklara ve dolayısıyla ölümlere yol açarak ölü sayısını artırıyordu. Paris, ölüleri gömmek için bir yer bulmakta zorlanıyordu! Bu nedenlerle, şehirde korkunç bir ceset kokusu hâkim olmuştu! Neyse ki çözüm çok uzak değildi. Paris yöneticileri, uzun yıllardır şehrin altında bulunan madencilik için kullanılan tünelleri mezarlığa dönüştürmeye karar verdiler! Böylece, cesetler yeryüzündeki mezarlarından yer altına taşındı. Bu tüneller zamanla farklı amaçlarla genişletildi. Böylece sadece mezarlık olarak değil, farklı amaçlarla da kullanıldı. Bazen önemli ve korkutucu bir turistik mekan, bazen de Parisli direnişçiler için bir sığınak oldu. Yüzyıllar boyunca, çeşitli nedenlerle yer altına inen insanlar, bu ürkütücü mezarlıkta konakladılar! İşte Paris Yer Altı Mezarları hakkında bilmeniz gereken 11 şey…

1. Parisli Yahudiler, Paris Yer Altı Mezarları’nda saklandılar

Paris’teki Büyük Camii sayesinde! 1926 yılında Paris’te yaşayan Müslüman topluluğu için inşa edilen bu cami, yaklaşık on yıl sonra başka bir topluluğa kapılarını açacaktı. 1940 yılından itibaren Paris’i işgal eden Naziler, şehirdeki Yahudileri sistematik bir şekilde yok ediyordu. Çoğu insan, Parisli Yahudilerin hayatları için kayıtsız kalıyordu. Fakat dönemin Müslüman topluluğunun liderlerinden Si Kaddour Benghabrit, Parisli Yahudiler için elinden geleni yapıyordu. Paris Büyük Camii, Yer Altı Mezarları’nın üstüne inşa edilmişti. Bu nedenle, Parisli Yahudiler Büyük Camii’den geçerek yer altı mezarlarına iniyorlardı. Sahte kimliklerini ve güvenli kaçış planlarını hazırlayana kadar burada saklanıyorlardı.

2. 1793 yılında tünellerde kaybolan bir adamın bulunması tam 11 yıl sürdü!

paris yer altı mezarları

Paris Yer Altı Mezarları, inşa edildiği günden beri birçok davetsiz misafire ev sahipliği yaptı. Ancak ne yazık ki bazıları yer altındaki bu mezarlardan bir daha ayrılamadı! Philibert Aspairt adındaki bir adam, 1793 yılında yer altı mezarlarına girdi ve bir daha asla canlı olarak görülmedi. Talihsiz adamın cesedi tam 11 yıl sonra, 1804’te bulundu. Ayrıca tünellerin çıkış noktasına oldukça yakın bir yerdeydi… Philibert Aspairt, Paris Yer Altı Mezarları’nda yolunu kaybedip yaşamını yitiren yüzlerce insan arasında sadece biriydi.

3. Paris Yer Altı Mezarları, II. Dünya Savaşı sırasında Fransız direnişçiler tarafından kullanıldı


1938 yılında doktorlar Jean Talairach ve René Suttel, yüzlerce metre uzunluğundaki tünelleri keşfe ve haritalamaya başlamıştı. Çünkü Paris Yer Altı Mezarları, çok sayıda labirent ve gizli mezar odaları içeriyordu. Yaklaşık üç yıl sonra Paris, Naziler tarafından işgal edildiğinde, bu iki doktor özenle hazırladıkları haritayı direnişçilerle paylaştı! Böylece Paris Yer Altı Mezarları, Parisli direnişçilerin güvende ve yollarını kaybetmeden saklanabildiği bir mekan haline geldi. Ayrıca, işgalciler de tıpkı direnişçiler gibi yer altı mezarlarını kullanmaya başladılar.

4. Mezarların ilk turistleri, kraliyet ailesi mensuplarıydı!

paris yeraltı mezarları

Elbette, Paris Yer Altı Mezarları başlangıçta turistik bir mekan olarak düşünülmemişti. Ancak, insanlar bu ürkütücü alanı önemli bir cazibe merkezi haline getirdiler. Özellikle kraliyet mensupları. Fransa Kralı olacak olan X. Charles, 1787 yılında yer altı mezarlarını kraliyet üyeleri ile birlikte ziyaret etti! Hatta burada bir piknik bile düzenlediler! 1809 yılında Paris Yer Altı Mezarları, halkın ziyaretine açıldı. Ancak burada yalnızca özel kişilerin ziyareti mümkündü. 1874 yılında ise mezarların ziyareti daha kolay hale getirildi ve birçok insan bu ilginç ve korkutucu alanı görme şansı buldu. Ayrıca, farklı ülkelerden gelen kraliyet mensupları ve önemli yöneticiler de bu mezarları ziyaret ettiler.

5. Tüneller başlangıçta mezar olarak kullanılmıyordu

paris yer altı mezarları

Paris Yer Altı Mezarları başlangıçta farklı amaçlarla kullanılıyordu. Aslında, mezarların yapıldığı tüneller 15. yüzyıldan kalmaydı ve Paris’teki yapılar için taş ocağı olarak işlev görüyordu. Bunun yanı sıra tünellerde büyük mantar çiftlikleri de vardı! Tünellerin nem ve ısı oranı, mantar yetiştirmek için oldukça uygundu!

6. 2004 yılında yer altı mezarlarında bir sinema keşfedildi


Paris Yer Altı Mezarları, resmi veya gayriresmi yollarla çok sayıda insan tarafından ziyaret ediliyor. Gayriresmi ziyaretlerin ise farklı amaçları var. Kimileri suçlular, bugün bile tünellerde saklanmaya çalışıyorlar. Bazıları burada bir sanat galerisi inşa ediyor, kimi insanlar ise bu korkutucu yeri biraz neşeli hale getirmeye çalışıyor! 2004 yılında yer altı mezarlarında bulunan bir sinema, bunun en güzel örneklerinden biri! Polis tarafından bulunan sinema sistemi çalışır vaziyetteydi. Ayrıca yemek yapma malzemeleri, koltuklar ve büyük bir film kütüphanesi de mezarlarda yer alıyordu.

7. Paris Yer Altı Mezarları hırsızların gözdesi


Üstelik bu mezarlar yalnızca saklanmak için değil! Paris’in metrelerce altında bulunan bu mezarlar, pek çok yapının da altından geçiyor. 2017 yılında bir grup hırsız, yer altı mezarlarının tam üzerinde bulunan bir şarap mahzenine girmeyi başardı. Yer altındaki hummalı çalışmalarının ardında, hırsızlar mahzenin bahçesine girmeyi başardılar ve buradan tam 300.000 dolar değerinde 300 şişe şampanya çaldılar.

8. Mezarlardaki ceset sayısı, Paris’te yaşayan insan sayısından daha fazla


Bu bilgi son derece ilginç görünebilir, fakat gerçekte doğru! Yer altı mezarlarına açıldığı günden beri tahminen 6 milyon kişi gömülmüştür! Günümüzde Paris’te yaşayan insan sayısı ise 3 milyondan az. Yani kabaca, Paris’in altında, üstündekinden iki kat fazla insan bulunmaktadır.

9. Yer altı mezarlarında gizlice dolaşan insanlara verilen özel bir isim var

paris yer altı mezarları

Bu ilginç ve ürpertici yeri gezmek için, ziyaretçi girişinden bilet almak ve belirlenen saatlerde tünellere doğru ilerlemek gerekmektedir. Ancak mezarın ve tünellerin yalnızca küçük bir bölümü ziyarete açıktır. Bu nedenle, yasa dışı yollarla tünellere girenlere “Katafil” denir. Katafiller, yüz binlerce kişiyi bulduğuna inanılıyor! Bu insanlar, yer altı mezarlarında parti yapmaktan, köpeklerini yürüyüşe çıkarmaya kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyorlar.

10. Mezarlar, bazı sanatçıların uğrak noktası


Özellikle resim ve heykel sanatçıları tarafından! Bazı ressamlar, Paris Yer Altı Mezarları’nın duvarlarını birer tuval olarak kullanıyor. Özellikle karanlıkta parlayan boyalarla yapılan pek çok resim, tünellerin duvarlarını süslüyor. Ayrıca bazı heykel sanatçıları burada yeni eserlerini sergilemektedir.

11. Mezarlar, yasa dışı eğlencelerin en popüler yeri


Milyonlarca cesedin arasında parti yapmak, ilginç görünebilir. Fakat birçok Parisli için yer altı mezarları, eğlenmek için en uygun alanlardan biridir! Mezarlar, özellikle Cadılar Bayramı gibi özel günlerde birçok tematik etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

Kaynak: 1

Benzer Yazılar

  • 13 Oca, 2026
“Her Şehir Bir Miras” programı, şehirlerin kültürel varlıklarını keşfederek tarihî eserlerle yöresel lezzetler hakkında derinlemesine bilgi sunuyor. Bugün...
  • 12 Oca, 2026
Kıyafetler, tarzınızı değil, yasal durumunuzu da etkileyebilir. Bazı ülkelerde, giyim yalnızca moda değil, dini ve kültürel normların bir...
  • 8 Oca, 2026
Gulabi Gang, Hindistan'ın kırsal kesimlerinde kadınların adalet arayışını simgeliyor. Pembe sarileriyle şiddet ve ayrımcılıkla mücadele eden bu güçlü...
  • 7 Oca, 2026
"Her Şehir Bir Miras", şehir hikâyelerini gün yüzüne çıkarırken, mimarisi ve çeşitli sergileriyle Konya Bilim Merkezi'ni tanıtıyor. Konya’nın...