“Bir şey yanlış gitme ihtimali varsa, kesinlikle yanlış gidecektir.” Amerikalı mühendis Edward A. Murphy’nin ünlü kanunlarından biri olan bu ifade, hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Hepimizin yaşadığı o tuhaf anlardan bir derleme yaptık. Sizin de katkılarınızı bekliyoruz.

Trafikte kendi şeridinin tıkanması, diğerlerinin ise akıp gitmesi durumu. Hatta akan şeride geçtiğinizde o şeridin de durması…

Uzun süre beklenen önemli telefonun, duşta ya da tuvaletteyken çalması.

Ha geldi ha gelecek diye beklediğin otobüsten umudu kesip taksi çevirdiğin anda otobüsün gelmesi.
Uğraşarak çalıştıramadığın aletin, ihtiyacın olduğunda işin ehline gösterirken çalışması. Ardından gelen mahcup olma hissi…

Aceleyle hazırlanıp zamanında ulaşmak için türlü zorluklarla mücadele ettiğin toplantıya, karşı tarafın en az yarım saat geç kalması.
İlk kez gittiğin evde tuvalet kağıdının bittiğini fark ettiğin an…

Sebepsiz yere terk edip giden sevgilinin, beklemeyi bırakıp başkasına aşık olduğunda aniden ortaya çıkması.
Yoğunken dışarı çıkmak isteyen arkadaşların, sen eğlenmek istediğinde hep meşgul olması. Ve yalnızlık ömür boyu şarkısının anlam kazanması…

Hafta sonu geç kalkmayı planladığında, erkenden telefonunun çalması. Telefon kapalıysa zilin çalması. Hiçbiri olmazsa üst komşudan tadilat sesi gelmeye başlaması.

İndirim varken alışverişe çıktığında, mutlaka sezonun en pahalı ürünlerini beğenmen.

Yedek alıp koyduğun bir eşyayı bulamaman ve yenisini aldığında, ortaya çıkıvermesi.

Önemli bir toplantıda aklında iyi fikirlerin ve esprilerin varken, söz hakkının basit bir konuya gelmesi.

Bu durum İstanbullular için geçerli olsa gerek. Navigasyondan yol durumunu kontrol etmeden çıktığında, trafiğin her zaman sıkışık olması.

Elin bulaşık haldeyken kesinlikle burnunun kaşınması.

Yıllarca kullanılmadan bekleyen eşyaların atılmasından sonra birden ihtiyaç haline gelmesi.

Bilgisayara güncelleme yaparken sabredip %99’dayken hata vermesi.

Yatakta telefona bakarken, telefonun elinden düşüp tam burnunun en acıyan yerine çarpması.

Şemsiyeyi en güneşli günlerde yanına alıp, yağmurlu havada evde unutmak.
Sınavda “bu sorunun çıkmaz” diye çalışmadığın yerden sorunun gelmesi.

Düşen birine gülüp, hemen arkasından aynı yerde düşmek.


