Son zamanlarda ülkemizde meydana gelen olaylar nedeniyle sarsıcı günler geçiriyoruz. Sosyal medya üzerinden aldığımız haberler, çevremizden edindiğimiz bilgiler ve özellikle olayların yaşandığı ilk saatlerde hissettiğimiz kaygılı duygular, psikolojimizi olumsuz etkiliyor. Normal yaşamımızda hissettiğimiz olumsuz duygular bu dönemlerde daha yoğun olarak baş göstermekte. Her söze ve davranışa karşı aşırı bir hassasiyet içindeyiz. Vücudumuz gergin ve tetikte. Kendimizi yoğun güvensizlik, huzursuzluk, mutsuzluk, korku ve kaygı içinde hissediyoruz. Çoğumuz adeta sisli bir havada yürüyormuş ya da koşuyormuş gibi hissediyoruz.
Yaşanan olaylar ve görüntüler anlamlı ve unutulmaz. Hissettiğimiz tüm duyguların doğal olduğunu unutmamalıyız. Olumsuz duygular içinde ne kadar uzun kalırsak, bu duygular o kadar kalıcı hale gelir. Hedefimiz olumsuz duyguları pozitif hale getirip, bu dönüşümü çevremize yaymaktır.
Kendimizi iyi hissetmek için neler yapabiliriz?
- Gündemi takip ederken kaybolmamaya dikkat edin.
Günlük rutininizi bozmayarak yaşamınıza devam etmeye çalışın. Rutinin korunması, psikolojik dengeniz ve kontrol hissinizi destekler.
- Ailenizle daha fazla zaman geçirin.
Ailenizle birlikte geçirdiğiniz süreyi artırın. Örneğin, yemek yapabilir, ev işlerine birlikte katılabilir ve ailece oynanacak kutu oyunları tercih edebilirsiniz. Çocuğunuzun sorularına yaşına uygun yanıtlar vermeye özen gösterin.

- Çocukların da ebeveynlerinin hissettiği duyguları yaşadığını unutmayın.
Çocuğunuzun yanında gösterdiğiniz tepkiler, bu dönemlerde çok daha önemlidir. Aşırı tepkilerden kaçının ve çocukları sosyal medyadaki haberlerden uzak tutmaya çalışın. Televizyon, bilgisayar ve telefon kullanımını sınırlayın; yanlarında sürekli haber dinlemeyin.
- Yaşadıklarınızı paylaşın.
Tecrübelerinizi abartmadan ifade edin ve rahatlamaya çalışın. Olayları hayatınızın merkezine koymamaya özen gösterin. Aile ve arkadaşlarınızla sosyalleşin, sürekli olayları konuşmaktan kaçının.
- Gereğinden fazla olumsuz haber ve yorumlardan uzak durun.
Okuduğunuz, izlediğiniz veya dinlediğiniz haberlerin stres seviyenizi artırmamasına dikkat edin. Eğer kaygı hissetmeye başlarsanız ortamdan uzaklaşın ve kendinize kısa molalar verin.
- Bu günlerin geçeceğini kendinize sık sık hatırlatın.
Olaylar yoğunken, normal bir şekilde davranmak zor olabilir. Olumlamalar yaparak kendinizi rahatlatın. Durumun geçici olduğunu ve konfor alanınızda olduğunuzu düşünün.

- Sevdiklerinizle tartışmaktan kaçının.
Aynı görüşte bulunmadığınız sevdiklerinizle tartışmamaya özen gösterin. Herkesin görüşüne saygı gösterin; size uyumuyorsa onlardan uzaklaşın.
- Konuştuğunuz kelimelere dikkat edin.
Olumsuz ve düşük frekansa sahip kelimelerden sakının. Örneğin savaş, nefret gibi kelimelerden uzak durun. Daha fazla olumsuz kelime kullanmak, olumlu durumlardan dolayı kendinizi kısıtlar. İfadelerinizin açık, net ve olumlu olmasına dikkat edin.
- Olumsuzluklara odaklanmayın.
Odaklanmanız gereken şey kendinize olan güven ve öz yeterliliktir. Olumsuz olaylardan bile olumlu sonuçlar çıkarmayı hedefleyerek psikolojimizi iyileştirmemiz gerekiyor.

Günlük yaşamın içinde üzerimize yapışan negatif enerjileri fiziksel aktiviteler ile atabilirsiniz. Açık hava yürüyüşü, bisiklet sürme ve koşma gibi aktiviteleri tercih edebilirsiniz.
Bahçe işleriyle, toprakla ve suyla uğraşmak ruh halinizi iyileştirebilir. En azından çıplak ayak ile toprağa basmanız vücudunuzun enerjisini değiştirebilir.
Her gün 10 dakika (imkanınız varsa açık havada) nefesinize odaklanmayı deneyin. Sevdiğiniz renkte bir balon hayal edin; her nefes alışınızda balonun şiştiğini, her nefes verişinizde ise sönmekte olduğunu düşünün. Nefesinizi burundan alıp burundan verin. Unutmayın ki burundan verilen nefes, daha uzun zaman almanızı sağlayarak sizi daha fazla rahatlatır.
- Olumlu ve pozitif ifadeler yazın.
Gün içinde görebileceğiniz yerlere rahatlatıcı ve olumlu cümleler yapıştırın. Her an ve her durumda güvende ve sağlıklı olduğunuzu kendinize sık sık hatırlatın.
Duygularınızı yazıya dökmek daha kolaydır. Uykuya dalmadan önce ılık bir duş alıp gün içinde neler yaşadığınızı yazın. Yazmanın sizi nasıl rahatlattığını fark edeceksiniz.

Bir sorun ortaya çıktığında, çözüm de var olacaktır. Çözümün size ulaşması için sükunet ve huzur bulmanız gerekir. Güne basit bir soru ile başlayın: “Birlik, beraberlik ve huzur için bana düşen görev nedir?” Unutmayın ki her şeyin başlangıcı sizsiniz.
Kendinize küçük ödüller vermek motivasyonunuzu artıracaktır. Programınızı uygunsa kısa bir tatil yapabilirsiniz. Sakin ve dingin bir tatil bu dönemde daha faydalı olacaktır.
- Profesyonel yardım alın.
Eğer hayat kalitenizi olumsuz etkileyen yoğun duygular yaşıyorsanız, profesyonel destek almayı düşünmelisiniz. Öfke nöbetleri, ağlama krizleri veya sosyalleşme zorlukları gibi durumlara dikkat edin. Bu durumlar çocuklar için de geçerlidir.