Herkese merhaba,
Çocukların merak etme şekli hep beni etkilemiştir. Kızım küçükken evde en çok duyduğum şey “Neden?” sorusuydu. Zaman zaman günde yüzlerce kez bunu sorardı. Bu sorulardan yorulduğumu hatırlıyorum ama her birinin arkasında büyük bir keşif isteği olduğunu biliyorum. Zamanla şunu fark ettim: Gerçekten de, kızımın merakı benim düşünce yapımı değiştirmeye başladı.
Geçen gün, merakımızın nasıl yavaş yavaş azaldığını düşündüm. Zamanla sormamayı, acele etmeyi ve bildiğimizi varsayıp hareket etmeyi öğreniyoruz. Oysa asıl ihtiyacımız olan durum tam tersi: durmak, gözlemlemek ve sormak. Bazen küçük bir soru, tamamen farklı bir dünyayı açabiliyor.
İş hayatımda da bu durumu sıkça gözlemledim. Bir karar alırken, bir projeyi değerlendirirken, bir kişiyi anlamaya çalışırken ya da bir sorunla karşılaştığımda… Merak edip sorular sormaya başladığımda, her şeyin netleştiğini fark ettim.
Liderlik yolculuğumda en fazla beslenen özelliğim, bir konuya ya da insana “başka bir açıdan bakma” isteğiydi. Bugün verdiğim birçok kararın arkasında, ilk bakışta basit görünen bir soru vardır: “Acaba neden böyle?”
Liderliğin büyük kelimelerden değil, bu küçük anlardan oluştuğuna inanıyorum. Merak, benim için liderlikte bir yetkinlikten çok bir duruş; çünkü merak ettiğinde:
- Daha fazla dinliyorsun.
- Daha fazla öğreniyorsun.
- Daha fazla anlıyorsun.
Tüm bunlar, ekiplerin potansiyelini açığa çıkarıyor. Merak, vizyonu genişletiyor; yenilik için alan açıyor. Büyük dönüşümler çoğunlukla küçük bir merakla başlar. Bir fikir, bir gözlem, bir sohbet ya da bir çocuğun sorduğu o masum “Neden?” sorusu.
Bugün geriye dönüp baktığımda, beni lider, anne ve insan olarak dönüştürenin büyük kararlar değil; merakım sayesinde attığım küçük adımlar olduğunu görüyorum. Merak etmenin gücüne inanıyorum. Hem liderlikte hem de hayatta…
Peki ya sen? Seni en son harekete geçiren ve Küçük Bir Adım atmanı sağlayan merak duygusu neydi? Yorumlarda buluşalım ve birbirimize ilham olalım.
Sevgilerimle,
Pınar Kuriş
Hello everyone,
I’ve always been captivated by children’s curiosity. When my daughter was little, the most common word I heard at home was “Why?” Sometimes she would ask it hundreds of times throughout the day. I remember feeling overwhelmed by the questions, but I also realized that each inquiry stemmed from a deep desire for discovery. Over time, I noticed something: her curiosity was subtly altering my thought process.
The other day, I found myself pondering how our curiosity tends to fade as we grow. We learn not to ask, to hurry, and to assume we know everything. Yet what we truly need is the opposite: to pause, observe, and inquire. Often, a single simple question can unlock an entirely new world.
I’ve observed this phenomenon in my work life as well. When making decisions, evaluating projects, trying to understand someone, or tackling a challenge… I realized that once I started asking questions out of curiosity, everything became much clearer. Throughout my leadership journey, this desire to view a topic, person, or issue from a different angle has been my most nourishing trait. Many of the decisions I make today are backed by a seemingly simple question: “I wonder why this is so?”
I genuinely believe that leadership isn’t built from grand statements but from these small moments. Curiosity, for me, transcends a skill; it is a mindset. Because when you are curious:
- You listen more.
- You learn more.
- You understand more.
All of this empowers teams to realize their full potential. Curiosity broadens vision and creates room for innovation. Significant transformations often begin with a simple spark of curiosity: an idea, an observation, a conversation, or a child’s innocent “Why?”
In reflecting today, I see that it was not the major decisions that transformed me as a leader, parent, or individual — but rather, the small steps prompted by curiosity. I believe in the power of curiosity — both in leadership and in life.
And you? What was the spark of curiosity that moved you to take a Small Step recently? Let’s connect in the comments and inspire one another.
With love,
Pınar Kuriş